‘Silifke’de maden atık depolama tesisi istemiyoruz’

22 Şubat 2026 Pazar 16:36

Mersin’de Şişecam Grubunun doğa cenneti Silifke Yeşilovacık’ta yapmak istediği maden atık depolama tesisine karşı bölgeye giderek ses yükselten Tabip Odası ve çevre aktivistleri, bölge halkının sağlığını tehdit edecek projeden vazgeçilmesini istedi.

Mersin’de Şişecam’ın Tarsus’taki fabrikalarından çıkan maden atıklarını depolamak için Silifke Yeşilovacık’ta yapmak istediği tesise karşı tepkiler sürüyor. Son olarak Mersin Çevre Platformu ve Mersin Tabip Odası üyeleri, Silifke’ye giderek tesisin yapılma istendiği alandan ses yükseltti

 

“TESİSTE; YILDA YAKLAŞIK 300 BİN TON İNCE KUVARS YANİ SİLİKA KUMU ATIĞI VE ÇEŞİTLİ KİMYASAL MADDELERİN DEPOLANMASI ÖNGÖRÜLMEKTE”

Burada bir de basın açıklaması yapan Tabip Odası’ndan Dr. Ali Kenziman, “Bizler, Mersin Tabip Odası ve Mersin Çevre Platformu adına; Silifke Ovacık’ta yapılması planlanan ve suyumuzu, havamızı, toprağımızı kirletme riski taşıyan Ovacık Maden Atık Depolama Tesisi projesine karşı halk sağlığı ve ekolojik bütünlük adına itiraz ettiğimizi kamuoyuna duyurmak için bir aradayız.

Camiş Madencilik A.Ş. tarafından Işıklı Mahallesi ve Hacıishaklı Mahallesinde, işletme ömrü sona ermiş maden ocağı sahasında kurulması planlanan bu tesiste; Şişecam grubuna ait işletmelerde cam üretiminde kullanılamayan yılda yaklaşık üç yüz bin ton ince kuvars yani silika kumu atığı ve çeşitli kimyasal maddelerin depolanması öngörülmektedir” dedi.

 

PROJE, SAĞLIKLI YAŞAM HAKKINI TEHDİT EDİYOR

Depolama alanının yerleşim yerlerine, içme ve kullanma suyu kaynaklarına, tarım alanlarına ve denize yakın olduğuna dikkat çeken Kenziman, ayrıca bölgenin heyelan riski taşıması projeyi halk sağlığı açısından son derece tehlikeli hale getirdiğini işaret etti.

“Halk sağlığı yalnızca hastanelerde verilen hizmetle sınırlı değildir” diyen Dr. Ali Kenziman, sağlığın; temiz suya erişim, temiz hava soluma, güvenli gıdaya ulaşma ve sağlıklı bir ekosistemde yaşama hakkı da olduğunu, bu projenin tam da bu temel belirleyicileri tehdit ettiğini söyledi.

 

“İNCE KUVARS TOZ PARÇACIKLARI YOLUYLA CİDDİ SAĞLIK RİSKLERİ OLUŞTURUR”

İnce kuvars yani silika kumu; taşınması ve depolanması sırasında havaya karışan mikroskobik toz parçacıkları yoluyla ciddi sağlık riskleri oluşturur.

Uzun süreli ve tekrarlayan maruziyet; silikozis gibi geri dönüşü olmayan akciğer hastalıklarına, akciğer kanseri başta olmak üzere çeşitli kanser türlerine, kronik solunum yolu hastalıklarına ve solunum yetmezliğine neden olabilmektedir.

Çocuklar, yaşlılar ve kronik hastalığı olan bireyler bu risklere karşı çok daha savunmasızdır. Bu nedenle mesele yalnızca çevresel değil, doğrudan yaşam hakkı ve kuşaklar arası sağlık hakkı meselesidir.

 

 

SU KAYNAKLARI KİRLENECEK

Depolama sahasından sızabilecek kimyasal içerikler ve silika atıkları; yeraltı ve içme suyu kaynaklarını, tarımsal üretim alanlarını, Akdeniz kıyı ekosistemini ve denizi kirletme potansiyeline sahiptir.

Bölgede halihazırda faaliyet gösteren Akdere Çimento Fabrikası ve Limanı’nın yarattığı kirlilik yükü ortadayken, yeni bir atık depolama tesisi mevcut çevresel baskıyı artıracak, kümülatif etkiyi büyütecek ve bölgenin ekolojik taşıma kapasitesini aşacaktır.

Tarımın, hayvancılığın ve turizmin zarar görmesi yalnızca ekonomik bir kayıp değildir; aynı zamanda toplumsal sağlığın ve gıda güvenliğinin zedelenmesidir.

 

BÖLGEDE HEYELAN RİSKİ VAR

Heyelan özelliği taşıyan bir bölgede maden atık depolama tesisi kurulması; olası bir kayma, sızma ya da yapısal hasar durumunda geri dönüşü olmayan çevresel felaketlere yol açabilir. Bu tür tesislerde meydana gelen kazaların etkileri onlarca yıl sürebilmekte, bölge halkı kalıcı sağlık ve geçim kaybıyla karşı karşıya kalabilmektedir.

Halk sağlığının temel ilkelerinden biri ihtiyat ilkesidir. Bilimsel belirsizlik durumunda dahi ciddi ya da geri dönüşü olmayan zarar ihtimali varsa kamu otoriteleri projeyi durdurmakla yükümlüdür.

Sağlık riskleri açıkça ortadayken ekonomik gerekçeler halk sağlığının önüne geçirilemez.

Bizler hekimler ve çevre savunucuları olarak; hastalıkları tedavi etmek kadar hastalığa yol açacak çevresel koşulların oluşmasını engellemenin de sorumluluğunu taşıyoruz.

 

“ÇOCUKLARIMIZIN SİLİKA TOZUNA MARUZ KALACAĞI BİR GELECEK KABUL EDİLEMEZ”

Çağrımızdır: Heyelan riski bulunan bu alanda maden atık depolama tesisi yapılmamalıdır. Yeraltı ve içme suyu kaynaklarımızın kirlenmesine izin verilmemelidir. Tarım alanlarımız, ormanlarımız ve denizimiz korunmalıdır. Çocuklarımızın silika tozuna maruz kalacağı bir gelecek kabul edilemez. Bölge halkı bu projeye karşıdır. Ovacık Maden Atık Depolama Tesisinden derhal vazgeçilmesini talep ediyoruz. Yaşam alanlarımızı, suyumuzu, havamızı ve toprağımızı korumak anayasal bir hak olduğu kadar kamusal bir sorumluluktur. Halk sağlığını ve ekolojik bütünlüğü tehdit eden bu projeye karşı demokratik ve hukuksal mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğimizi kamuoyuna saygıyla duyururuz. Maden atık deposuna hayır. Sağlıklı bir çevre sağlıklı bir gelecek demektir” diye konuştu.